Dağları Delen Tokat-Niksar Yolu Biterken, Ereğli-Devrek Yolu Neden “Yılan Hikayesine” Döndü?
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yıllar önce yapımına başlanan iki önemli karayolu projesi, altyapı çalışmalarındaki planlama ve vizyon farkını gözler önüne seriyor. 2013 yılında başlanan 45 kilometrelik Tokat-Niksar yolunda zorlu coğrafyaya rağmen sona yaklaşılırken; 2005’te yapımına başlanan 31 kilometrelik Kdz. Ereğli-Devrek yolu aradan geçen 21 yıla rağmen hala tamamlanabilmiş değil.
Kamuoyunda ve siyaset arenasında “Bu kadar kısa bir yol neden yirmi yılda bitirilemez?” sorusu yankılanırken, projelerdeki çarpıcı detaylar gecikmenin asıl nedenlerine ışık tutuyor.

Tokat-Niksar: Zorlu Coğrafyada 1440 Metrelik Tünel Aşıldı
2013 yılında temeli atılan ve yaklaşık 45 kilometre (toplam bağlantılarıyla 49 km) uzunluğunda olan Tokat-Niksar yolunda, 12 yıllık beklemenin ardından somut ve büyük bir aşama kaydedildi. Heyelan riski taşıyan ve güzergahın en zorlu kısmı olarak bilinen bölgede, 1440 metre uzunluğunda çift tüp tünel inşaatı tamamlandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın güncel verilerine göre, 16 milyar liralık dev yatırımın %86 ila %90’lık kısmı bitirilmiş durumda. Yolun 2027 yılında tamamen trafiğe açılması ve yılda yaklaşık 2 milyar lira tasarruf sağlaması planlanıyor. Tokat cephesinde de zaman zaman Zigana Tüneli’nin 7 yılda bitmesine atıfla gecikme eleştirileri yapılsa da, ortada dağları delen devasa bir mühendislik başarısı ve bitme noktasına gelmiş bir proje var.
Kdz. Ereğli-Devrek: Yola Değil “Duvara” Yatırım
Öte yandan, 2005 yılında (bazı etaplarıyla 2004) yapımına başlanan Kdz. Ereğli-Devrek yolu, Türkiye’nin en uzun süren altyapı yılan hikayelerinden birine dönüşmüş durumda. Tokat-Niksar’dan hem daha kısa (31 km) hem de tam 8 yıl daha önce başlamış olan bu projenin bitmemesi, sadece bir coğrafi zorluk meselesi değil.
Yerel basına, uzman raporlarına ve siyasi eleştirilere yansıyan iddialara göre Ereğli-Devrek yolunun bitmemesinin arkasında “yanlış ihale planlaması ve gereksiz imalatlar” yatıyor. Yüklenici firmaların yola asfalt, menfez veya köprü yapmak yerine bütçeyi devasa taş duvarlar (istinat duvarları) örerek tükettiği belirtiliyor.
“Şiirlere ve Türkülere Konu Oldu”
Ereğli-Devrek yolunun durumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında da defalarca gündeme geldi. Dönemin CHP Zonguldak milletvekilleri (Ünal Demirtaş), meclis kürsüsünden sürekli olarak “Ereğli-Devrek yolu hâlâ bitmedi” diyerek iktidara ve Ulaştırma Bakanlığı’na yüklendi.
Bölge siyasetçileri ve vatandaşlar projeyi artık ironik bir dille eleştiriyor. Yolun yapım sürecinin uzaması, halk arasında “Şiirlere ve aşklara konu olan yol” esprilerine neden oluyor. “Aşk Dediğin Ereğli-Devrek Yolu Gibi Olmalı; Hiç Bitmemeli!” şeklinde halk arasında dolaşan espriler, aslında 20 yıllık büyük bir kamu israfının ve plansızlığın dışa vurumu.
Tokat’ta 45 kilometrelik zorlu dağ geçitleri, heyelan bölgeleri ve tüneller milyarlarca liralık dev bütçelerle aşılarak sona yaklaşırken; Zonguldak’taki 31 kilometrelik Kdz. Ereğli-Devrek yolunun, bitmeyen taş duvar inşaatları ve tükenen ödenekler yüzünden hala tamamlanamaması, altyapı projelerindeki denetim eksikliğini gözler önüne seriyor. Vatandaşlar özellikle iktidar Milletvekillerinden konunun ciddiyetle takip edilmesini talep ederken 2005’de başlayan bu yol “daha kaç tane yöre milletvekili görecek” diye de yöre milletvekillerini eleştirerek serzenişte bulunmaktan da geri kalmıyor.
