Sabah alarm çalıyor.
Birçoğumuz daha yataktan kalkmadan yorulmuş hissediyoruz.
Gün daha başlamadan zihnimiz dolu oluyor.
Telefon ekranı açılıyor. Mesajlar, mailler, haberler, trafik, işler…
Garip olan şu:
İnsan bedeni aslında böyle bir hayat için tasarlanmadı.
Biz hareket etmeyi unutan ilk nesillerden biri olabiliriz.
Eskiden insanlar spor yapmıyordu belki ama zaten hareket ederek yaşıyordu.
Şimdi ise günün büyük kısmı oturarak geçiyor.
Araba. Masa. Telefon. Televizyon. Asansör.
Ve zamanla insan sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da ağırlaşmaya başlıyor.
Çünkü hareketsizlik yalnızca kasları yavaşlatmıyor.
İnsanın motivasyonunu, cesaretini ve ruh halini de etkiliyor.
İnsan bedeni hareket etmediğinde bunu hemen cezalandırmıyor.
Belki ilk yıllarda sadece biraz daha çabuk yoruluyoruz.
Merdiven çıkarken nefes nefese kalıyoruz.
Sabahları daha zor uyanıyoruz.
Akşam eve geldiğimizde hiçbir şeye enerjimiz kalmıyor.
Çoğu zaman bunu yaşlanmak sanıyoruz.
Oysa bazen mesele yaş değil, hareketsizlik oluyor.
Asıl sorun ise uzun vadede başlıyor.
Çünkü insan hareket etmedikçe sadece kaslarını kaybetmiyor.
Duruşunu kaybediyor.
Nefes kapasitesini kaybediyor.
Uyku düzenini kaybediyor.
Bazen insan fark etmeden özgüvenini bile kaybetmeye başlıyor.
İnsan bedeni kullanılmadığında sessizce geriye gidiyor.
Ama ilginç olan şu:
Sporun etkisi çoğu zaman dış görünüşten önce insanın zihninde başlıyor.
Düzenli hareket eden insanın enerjisi değişiyor.
Uyku kalitesi değişiyor.
Strese verdiği tepki değişiyor.
Gün içindeki sabrı bile değişebiliyor.
Çünkü spor bazen sadece vücudu değil, insanın zihnini de toparlıyor.
Bu yüzden insanlar spor yaptıktan sonra yalnızca daha güçlü değil, daha dengeli hissettiklerini söylüyor.
Ve sanılanın aksine spor yapan insanlar çoğu zaman çok motive insanlar değildir.
Onlar sadece başlamayı öğrenmiş insanlardır.
İlk gün herkes zorlanır.
İlk sabah herkes üşenir.
İlk antrenmanda herkes nefes nefese kalır.
Ama insan bazen hayatındaki en büyük değişimi büyük kararlarla değil, küçük bir başlangıçla yaşar.
Belki sporun en önemli tarafı da budur.
İnsana yeniden hareket etmeyi hatırlatması.
Çünkü bazen insanın hayatında değişen ilk şey kasları değil, yeniden harekete geçme cesaretidir.


